azıcık kelimeyle bir sürü, bir sürü şey anlatıyor...
"Hiç de bir şey söylemek zorunda değilsin. Yapmak zorunda olmadığın bir şey olarak hatırla bunu daima. Çoğu insan sırf bulunmaz bir hiçbir şey söylememe fırsatını kaçırdığı için çok şey kaybetmiştir."
İrlandalı yazar Claire Keegan'ın son kitabı "Böyle Küçük Şeyler" Booker Ödülü'nde kısa listeye kalınca artık kendisiyle tanışmayı daha fazla erteleyemeyeceğime karar verdim ve kitaplığımda beklemekte olan minik novellası Emanet Çocuk'u bavuluma attım.
70 sayfalık bir kitaba ancak bu kadar duygu sığarmış, öyle güzel ki. 1980’lerin başında, İrlanda kırsalında geçiyor hikâye. Küçük bir kız çocuğu, yaz aylarını geçirmesi için ailesi tarafından daha önce hiç tanışmadığı çocuksuz Kinsella çiftine bırakılıyor. Biz de bu küçük kızın ağzından bu yeni evi, insanları, çevreyi anlama çabasını okuyoruz.
Bir çocuğun ağzından yazabilmek bence büyük maharet isteyen bir iş. Claire Keegan da bunu nefis kotarmış. Azıcık kelimeyle bir sürü, bir sürü şey anlatıyor. Minicik detaylar, küçük kızın söylediği ve söylememeyi seçtiği kelimeler, bakma ve anlama biçimleri - hepsi bir araya gelip acayip yoğun bir his bırakıyor insanda.
Küçük kızın Kinsella ile sahile gittiği bölümdeki cümlelerden bana akan buruk, incelikli ve iyileştirici şefkati unutmayacağım.