Zümrüd-ü Ankaa
Bilge
Nermin Hanım’ı okumaya çok geç kalmışım :( Okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulacağına eminim. “Ev” insanın ruhu, bedeni; belki bedenine sığamayışı ya da sığışı, hayatla ve insanlarla arasındaki bağ, bu bağın zayıf ya da kuvvetli oluşu… İnanır mısınız “ev” bunların hepsini kapsıyor ve hepsinden etkileniyor. “Ev”imizin hamuru bu malzemelerden oluşuyor zira. Kitabın satırlarında hissettiğim temel duygu buydu. İnsan önce kendine “ev” olmalı. Zaten ruhumuzun, bedenimizin ve gönlümüzün üçünün de aynı anda bir arada huzurla yaşayacağı bir ev bina etmek değil mi bu hayattaki çabamız? Kahramanız Seher’in de çabası bu. Serüvenine ortak olmak, hislerininin içine girmek Nermin Hanım’ın anlatımıyla çok keyifliydi. Arada içim cız etti ama travmaları ele alışı ve travmaların dönüştürücü gücü çok iyi işlenmiş. Kitap bittiğinde yaşama, acılarınıza belki şanssızlıklarınıza farklı bakacak, hayattaki en önemli şeyin kurduğunuz eve kattığınız “anlam” olduğunu fark edeceksiniz.Kesinlikle tavsiye ederim