"Yara izleri yıllar gibidir, birbiri ardına gelir ve hepsi birlikte ancak o zaman bir insan eder."
Han Kang'ın 2016'da Uluslararası Booker Ödülü'nü alan "Vejetaryen"inin ardından, aynı sene Booker kısa listesine kalan, bir anlamda Kang'ın eserinin rakibi olan Robert Seethaler kitabı "Bütün Bir Ömür"ü okudum. Sevdim bu kitabı ama ben olsam ben de ödülü Vejetaryen'e verirdim.
Öncelikle bir tuhaf bilgi: Kitabın Avusturyalı yazarı Robert Seethaler aynı zamanda oyuncuymuş ve hayatta en sevdiğim birkaç filmden biri olan Sorrentino filmi "Youth"ta dağcı karakterini canlandırmış! (Filmi izleyenler hatırlar, Rachel Weisz'a dağa tırmanmayı öğreten harika bir karakterdi kendisi.) Bu acayip bilgiye bayıldım.
Kitaba gelecek olursak: Andreas Egger adlı bir adamın hayat öyküsünü okuyoruz. Çocukluğu, karısını kaybedişi, savaşa gidişi ve savaştan dönüşü, sonrasındaki dünyaya adapte olmaya çabalaması. Adı gibi, "bütün bir ömür." Ama bence bu kitapta en az Andreas Egger kadar mühim bir karakter daha var: doğa. Karlar ve dağlar içinde geçen bir kitap bu, insanın doğayla dönüşen ilişkisini, modernite ve teknoloji tarafından kuşatılırken doğayla nasıl bir kavgaya tutuştuğumuzu anlatıyor yazar bir yandan. İçerdiği süssüz doğa tasvirleri okurun zihninde oldukça güçlü imgeler yaratmaya muktedir, dolayısıyla epey atmosferik bir kitap bu.
Yazarın "yalın" ve "mesafeli" dili, kahramanının aslında oldukça zorlu hayat öyküsünü dramatize etmeden anlatışı çok övülmüştü ama bana biraz fazla geldi bu yalınlık - yavanlığa yakınsıyor bence yer yer. Keza mesafesi de öyle, Egger'i biraz daha yakından tanımak isterdim, karakterin biraz daha derinleştirilmesi bence bu kitabı çok daha güçlü kılarmış.
Kötü bir kitap mı, hiç değil, ama bu kadar satış rekorları kıracak veya "okumanız iki saat sürse de unutmanız bir ömür alacak" laflarını hak eden bir eser mi, bence hayır, o kadar da değil.
Okuması keyifli ve akıcı bir metin ama bende iz bırakan bir kitap olmayacak maalesef. Beklentim çok daha büyüktü, haliyle biraz üzdü.