Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Ağustosta Görüşürüz
Bu meseleyi ne yapsam ne etsem derken kendimi Ağustos'ta Görüşürüz'ü okurken buldum. Gabriel Garcia Marquez'in ölmeden önce üzerinde çalışıp beşinci taslağa kadar getirdiği ancak Alzheimer ile mücadele ettiği son yıllarında yarım bıraktığı ve "asla yayınlanmasın" dediği o kitap kendisi... Oğulları yayımlamaya karar verdiler. Mevzubahis oğullar, Marquez ekranda görmeyi asla istemediğini bin kere beyan etmesine rağmen Yüzyıllık Yalnızlık'ın haklarını da ölümünden sonra Netflix'e sattıkları için zaten sabıkalılar, o nedenle kafam çok karışıktı bu kitapla ilgili. Hem merak ediyordum, hem Gabo'nun kemiklerini sızlatacak bir şey yapmak istemiyordum. Neyse, sonuçta Can Yayınları kitabı göndermiş bana, ben de okudum. Bu kitap ne kayıp bir başyapıt olacak kadar iyi, ne de sonsuza dek gizli kalması gerekecek kadar kötü. Ham olduğu söylenemez, sonundaki yayıncı notunda da okuyoruz zaten, Marquez üzerinde epeyce çalışmış ama yazarın diğer eserlerine göre zayıf olduğu şüphesiz. Zaten aynı karakter (Anna Magdalena Bach) üzerine olacak birkaç novellanın biriymiş kendisi, Marquez'in aklındaki hepsini beraber yayımlamakmış, öyle olsa muhtemelen çok daha başka bir lezzeti olurdu. Bu haliyle de yayımlanabilir düzeyde, ama Marquez kendi eserleriyle çıtayı arşa çıkardığı için, bir Marquez eseri klasmanında değil elbette. Her sene annesinin ölüm yıl dönümünde annesinin mezarını ziyaret etmek üzere bir adaya giden ve adada geçirdiği o tek gecede kocasını başka biriyle aldatan Anna Magdalena'nın hikâyesini okuyoruz. Metin yarıda kesiliyor, devam etse bu kadına, annesine ve aslında iyi anlaştığı kocasına dair metin derinleşecek gibi gözüküyor ama işte elimizdeki bu kadar. Mesela karakterine niye Johann Sebastian Bach'ın eşinin adını vermiş Marquez, bunu anlayamıyoruz elimizdeki kitaptan. Neyse, sonuçta tatlı bir minik öykü bu ama yayımlanmasa da olurmuş bence. Marquez'in kaleminden çıkmış yeni kelimeler okumak heyecan verici olsa da, dediğim gibi Marquez külliyatının genel çizgisinin epey altında. Umarım yazarla bu kitapla tanışan genç okurların sayısı çok fazla olmaz. Rodrigo ve Gonzalo, size de ne diyeyim... Şart mıydı yani? Lüzumsuz lüzumsuz hareketler. Neyse ya.