"Doğru kadın senin sorunlarınla ilgilenen, ancak daha çok kendi sorunlarına zaman ayırmayı yeğleyen kadındır. Sevmeyi bilen ve günün birinde bu duyguyu çabucacık unutuveren kadındır."
Avusturyalı yazar Robert Seethaler'in -şimdilik- dilimizde yayınlanmış tüm kitaplarını okumuş oldum Toprak'la beraber. Okudukça daha çok, daha çok seviyorum kendisini, sanırım bugüne dek en sevdiğim kitabı da Toprak oldu.
Avusturya'nın ücra bir kasabası olan Paulstadt'ın mezarlığındayız; ölülerin seslerini işitiyoruz. Toprağın altındakiler konuşuyor, kendi öykülerini anlatıyorlar bize. Çünkü, diyor yazar, "insan ancak ölümü geride bıraktıktan sonra yaşamı hakkında kesin bir yargıya varabilir."
Her bölümde bir başkasının hikâyesini dinliyoruz, kimi hikâyeler çakışıyor, bazı karakterler yeniden karşımıza çıkıyor, anlatılar birbirine bağlanıyor. Kimi zaman birlikte yaşanmış hayatların iki insanın zihninde nasıl bambaşka yer edebileceğini görüyoruz; hatıranın biricikliği, hafızanın güvenilmezliği insana fena dokunuyor.
Kimi ölülerin pişmanlıklarını işitiyor, kiminin sevilemeyişine dertleniyor, kiminin sevme biçimine hayranlık duyuyor, kiminin savaşla imtihanına tanıklık ediyoruz. Ölüler, uzaktan seslendiklerini, arkalarına bakarak anlattıklarını belli eder biçimde konuşuyorlar; soğukkanlılar ama asla duygusuz değiller - zaten kitabın bende hayranlık uyandıran kısmı bu oldu. İnsanın içine içine işlemeyi ama bunu dramatize etmeden; nostaljiye, kasvete, duygu sömürüsüne, acındırmaya, vahlanmalara başvurmadan yapmayı başarmış Seethaler. Her ölüye kendine has bir ses vermenin de bir yolunu bulmuş ki bu kadar çok karakterli bir metinde kolay iş değil bu yaptığı.
Sanki tüm karakterlerine şefkat duymuş gibi hissettim okurken, o duygu okura da geçiyor. Bir devri, o devri yaşamış ve göçüp gitmiş insanların ağzından anlatmak, bir kasabanın bu biçimde bir fotoğrafını çekmek bence şahane bir fikir, hele bu kadar ustalıklı biçimde hayata geçirilince insan iyice vuruluyor.
Regaip Minareci'nin çevirisi de her zamanki gibi müthiş.
İyi ki okudum, siz de okuyun.