500 küsur sayfalık bu hacimli derleme, Kafka ile en iyi arkadaşı Max Brod’un 20 yılı aşkın sene içinde birbirlerine yazdıkları mektuplardan Brod tarafından düzenlenmiş bir seçkiyi içeriyor. Bence mesele Kafka’yı tanımaksa, bu seçki, çok daha popüler olan Milena’ya yazdığı mektuplardan epeyce daha fazla veri içeriyor – çünkü bir romantik ilişki çerçevesinde yazdığı o mektuplara kıyasla, burada dostuyla konuşan Kafka çok daha çıplak, süssüz ve gerçek.
Mektuplarda Kafka’nın korku, mutluluk, edebiyat, yazmak, ölüm, hastalık ve romantik ilişkilere dair pek çok konudaki düşüncelerini okumak mümkün. Bir yandan da arka planda savaşı, Avrupa’da yükselmekte olan antisemitizmi, Almanya’daki ekonomik krizi vb görebiliyoruz. (Ama ben bunların mektuplara daha çok konu edileceğini düşünürdüm, öyle olmamış, ya da Brod kişisel konuların ağırlıkta olduğu metinleri seçmiş, bilemiyorum.)
Epeyce detaylı metinler bunlar, dolayısıyla ancak Kafka’yla ilişkisini gerçekten derinleştirmek isteyenler okumalı. Kafka külliyatını tamamlamak gibi bir derdim olduğu için giriştim ben kendisine, bence iyi de yaptım. Bir de üzerine en çok fikir yürütülmüş yazarlardan biri olan Kafka’yla ilgili incelemeleri okumadan önce kendisinin kendisini nasıl anlattığını görmek istedim.
Bir de; büyük ölçüde Kafka’nın “ölümümden sonra yazdığım her şeyi yak” vasiyetine ihanet edip (neyse ki) kendisinden kalanları düzenleyip yayınlamasıyla tanıdığımız Max Brod’ü de yakından tanımak için iyi bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Brod’ün şu nefis cümlesi ile bitireyim madem: “Kendimi birbirine yazıklanan, birbirini gözeten ve birbirine iyilikle davranan üç ayrı kişiye böldüm.”