Hadi, Yarın Görüşürüz
Hadi, Yarın Görüşürüz Ürüne Git
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Hadi, Yarın Görüşürüz
Amerikalı yazar William Maxwell ile yakın zamanda Kırlangıçlar Gibi Geldiler kitabıyla tanışmış ve kendisinden çok etkilenmiştim, böyle olunca kütüphanemde bekleyen ve pek övülen diğer kitabını da bir an önce okuyayım istedim. Hadi, Yarın Görüşürüz çok, çok dokunaklı bir roman. Yine Illinois’un taşrasındayız. Anlatıcımız yetişkin bir adam ancak durmaksızın çocukluğuna gidiyor aklı. Annesini erken yaşta kaybetmesiyle dönüşen hayatını anlatarak başlıyor söze, fakat asıl takıldığı yer başka: kasabalarında yaşanmış bir cinayet. Bunu ne kadar unutmaya çalışsa da beceremiyor ve olayı araştırmaya başlıyor. Bir arkadaşının babasının, karısıyla yaşadığı ilişki nedeniyle bir başkasını öldürmesi ve sonra da intihar etmesi mesele. Dağılan bir sürü hayat. İnsanı çocukluktan apansız, habersiz çıkaran o tek bir an. Eski gazete kupürlerinden hikâyeyi becerebildiği kadar yeniden keşfediyor ancak yetersiz kaldığı noktada olayın nasıl olup bittiğini hayal etmeye, zihninde kurgulamaya başlıyor. Kurmacanın içinde kurmaca kuran bir anlatıcımız var yani... Ve buradan sonrası çok acayip kitabın. Biraz dağınık ama insanın zihni bir şey kurgulamaya çalışırken nasıl oradan oraya atlar, gelir, gider, kurar, bozar, yeniden yapar, tam öyle yazmış işte Maxwell. Ve her ne kadar kurmaya çalışan zihin bir yetişkine ait olsa da, olayı yaşayan kişi bir çocuk olduğu için çocuklukla yetişkinlik arasındaki çizgide de geziniyor yazar ve bunu da çok ustaca yapıyor. Hele bir de köpek Trixie’yi anlattığı bölümler var ki, of. İncelikle işlenmiş, çok nazik, çok güzel bir roman bu. Beni epeyce tavladın sevgili Maxwell. Şöyle bitsin: “Babam fotoğrafta mayo giymiş, kolu üvey annemin belinde, diğer eli de tanımadığım başka bir kadının belinde. Ve bu solmuş fotoğraflara bakarak ben, içimde hâlâ varlığını sürdürebilen çocuk olarak ben, kalbimde bir sızıyla onun mutlu olduğunu görüyorum; artık o adamın babası olabilecek yaştayım, neredeyse yirmi yıl önce öldü ama yine de onun mutlu olması beni rahatsız ediyor. Neden? Bir şekilde onun mutluluğu o zamanlar (ve görünüşe göre ondan sonra sonsuza kadar) benim için bir tehditti. Bu, çocukların dahil olmadığı bir mutluluktu, ama neden şimdi rahatsız ediyor beni?”