Arjantinli yazar Mariana Enriquez’nin Yangında Kaybettiklerimiz’ine düpedüz vurulduğum için Yatakta Sigara İçmenin Zararları’nı da çıktığı gibi aldım ve okudum. Yazarın ilk öykü kitabı kendisi, zamanla yazını ilerlemiş şüphesiz, o nedenle Yangında Kaybettiklerimiz kadar etkileyici olmamakla beraber yine de çok iyi bir derleme bu.
Zaten Arjantinli çağdaş kadın yazarlar basbayağı bir mesele bence, hepsiyle ilgili uzun uzun düşünmek, konuşmak lazım. Çok güçlü, çok tekinsiz, çok sert metinler yazıyorlar. Yangında Kaybettiklerimiz’deki öykülerin toplumsal tarafı daha güçlüydü, ataerki eleştirisi çok daha sertti, yazar yazdıkça kendi sesini bulmuş, cesaretlenmiş muhtemelen.
Bu kitaptaki metinler daha gotik, daha punk, daha bireysel. Yine kadın öyküleri anlatıyor Enriquez ve tabii ki toplumun her yerine sinmiş ataerki burada da gözüküyor, ancak burada başrolde değil sanki. Bu kitapta her şey daha müphem, yer yer de gerçeküstü olaylar ve mitlerden besleniyor öyküler, her ne kadar hikâyeyi güçlendirse de anlattıklarının sertliğini biraz yumuşatıyor gibi hissettim.
Ama tabii yumuşatmak demişken öyle aklınıza neşeli, uçucu öyküler filan gelmesin. Okuması oldukça zor metinler bunlar, pek çok okur için tetikleyici olabilir hatta. Ölü çocuklar, parçalanan bedenler, şiddet, yağma, sapkın hazlar ve vücut sıvılarından müteşekkil metinler. Çocukları kaçırıp fuhuşa zorlayan çetelerden insanları şiddete sürükleyen toplumsal eşitsizliğe, cunta yönetiminin insan kaybetmelerinden pedofiliye... Şiddetin binbir türlüsü var Enriquez’in kısacık öykülerinde.
Ölülerle yaşayanların iç içe geçtiği, okurken insanı fena halde geren bu öyküler, Enriquez’le tanışmak için ideal olabilir. Dediğim gibi Yangında Kaybettiklerimiz kadar çarpıcı bulmadım ama ilk okuduğum kitabı bu olsa da çok etkilenirdim muhtemelen.
Okuyunuz efendim.