Ateşe bel bağlanabilir; yasasının ölmek ya da yanmak olduğunu bilmek kaydıyla."
En sevdiğim Yourcenar olmadı (zira Hadrianus'un Anıları diye bir başyapıt söz konusu) ama yine epey sevdiğim bir kitap oldu Marguerite Yourcenar'ın "Bir Ölüm Bağışlamak"ı. I. Dünya Savaşı sırasında geçen bir anlatı bu, Eric adlı bir askerin ağzından en yakın arkadaşı Conrad'ın kız kardeşi Sophie ile ilişkisini dinliyoruz. Sophie Eric'e aşık, Eric ise türlü sebeplerle bu aşka karşılık vermiyor.
Anlatı Eric'in ağzından aktığı için okuduklarımızın ne kadarına güvenmeliyiz orası meçhul. Zira Eric biraz beter birisi bence, Sophie'nin aşkından hoşnut, karşılık verememekten de hoşnut bence, bir de Sophie'nin yaptığı / yapmadığı her şeyin kendisiyle ilgili olduğunu zannediyor ki Allahım bunlar ne kadar da tanıdık erkek halleri!
Belki kitabın geçtiği zaman itibariyle, her zamankine kıyasla biraz daha klasik ve konvansiyonel bir dil kullanmış Yourcenar ama kendisinin dili her zamanki gibi müthiş lezzetli, insanın aşk ve savaşın türlü halleri karşısında vermek zorunda olduğu sınavlara bakışı çok derinlikli, zengin, ufuk açıcı.
Sophie'nin Eric'in problemli bakışı ve anlatımına rağmen muhteşem güçlü bir kadın olduğu ortada. Eric de muazzam iyi yazılmış bir karakter bence, zaten aksi halde kendisine bu kadar sinirlenmezdim sanıyorum.
Ezcümle, uzun bir aranın ardından güzel bir kavuşma yaşadık Yourcenar ile diyebilirim. Kendisini çok seviyorum.