Ay ya Victor Bâton, seni kucaklamak istedim, kıyamam sana. Emmanuel Bove’un ilk romanı Arkadaşlarım, aslında hiç arkadaşı olmayan ve tek derdi azıcık sevilmek olan savaş gazisi Victor Bâton’un orada burada tanıştığı kişilerle kurmaya çalıştığı ilişkileri anlattığı bir küçük roman. Savaşta tek eli sakatlandığı için çalışamayan, devletin bağladığı gazi maaşıyla tuttuğu tek göz odada yaşayan Bâton, sokaklarda gezip birileriyle tanışmaya ve ilişki kurmaya çalışıyor, biz de onun ağzından “arkadaşlarını” dinliyoruz.
Kitabı kapatınca sorduğum soruyu buraya da bırakayım: Bu nasıl bir gözlem gücüdür ya sevgili Emmanuel Bove? Kendimi Victor Bâton kadar çaresiz ve yalnız hissetmedim hayatta hiçbir zaman, şanslıyım, ama tarif ettiği bazı duygular o kadar, o kadar tanıdık ki! Bazı şeyleri birinin fark edeceğini umarak yapma hâli, bazı “gibi yapma”lar, insanın kendini önemli hissetmek için giriştiği tuhaflıklar, kimi zaman hissettiğimiz o kuvvetli ihtiyaç duyulma ihtiyacı... Of. Nasıl bildik duygular. Herkesin, bu kitapta tarif edilen hislerin pek çoğunu deneyimlediğine eminim. Şimdi değilse de ilk gençliğinizde muhakkak bu ait olamama halini yaşamışsınızdır bence, aksi düşünülemez!
Anlatımız Victor Bâton sahiden şefkat uyandırıyor insanda ama sadece umutsuz bir iyilik timsali değil kendisi, yazarın gayet inceden sezdirdiği bir kibri de var. Çaresizliğinin bir kısmı öğrenilmiş çaresizlik, bir kısmı melankoliye duyduğu heves evet, hatta insan zaman zaman düşünüyor, çok istediği gibi zengin olsa iddia ettiği kadar verici ve iyi olur muydu diye, muhtemelen hayır, zira kendini kandırmayı iyi beceren biri o ama yine de yoksulluğunu ve yalnızlığını öfke içinde değil de bir çocuk gibi karşılaması, umutsuzluğunun içinden sürekli yeni umutlar devşirmesi, yer yer olağanüstü naifleşebilmesi filan, yukarıda bahsettiğim örtülü kibre rağmen insanda şefkat uyandırıyor.
Çok, çok sevdim ya, kalbimi okşadı resmen. Bu kitabı Brenda Lozano, İdeal Defter’de bahsettiği için almıştım, iyi ki almışım. Başka kitapların kapısını aralayan kitaplar ve edebiyatın içinde yolculuk etmenin heyecanı çok yaşasın.