Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Babama Mektup
Baba‑oğul / anne‑kız ilişkilerinin bitmek bilmeyen çatışması, gergin dinamikleri üzerine söylenmedik şey kaldı mı bilmiyorum, üzerine onca konuşup bir o kadar da çözemediğimiz mevzular. Kafka’nın babasına yazdığı, sahibine hiç ulaştırmadığı uzun, sert ve çok gerçek mektup da ebeveynlere söylemek isteyip söyleyemediğimiz bir çok şeyin toplamı gibi. (Kimi yayınevlerinin bu kitabı "babama" değil "babaya mektup" olarak çevirmesi ilginç değil aslında ‑ herhangi bir evlat, herhangi bir babaya yazmış olabilir pekala.) Acımasız denebilir mi bu metne? Emin değilim. Bir yandan çok sıradan, bir yandan çok biricik bir öfke Kafka’nınki. Bana yakından tanıdığım bazı erkeklerin güçlü, kudretli babalarıyla kurduğu / kuramadığı ilişkileri hatırlattı, öyle tanıdık geldi ki pek çok yeri. 100 yıl önce, 100 yıl sonra. Bazı dinamikler işte hiç değiş(e)miyor.