Gezgin, Kule ve Kitapkurdu & Metafor Olarak Okur
Gezgin, Kule ve Kitapkurdu & Metafor Olarak Okur Ürüne Git
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Gezgin, Kule ve Kitapkurdu & Metafor Olarak Okur
Bayılarak okuduğum Alberto Manguel’in en iyi kitaplarını başta mı okumuşum da daha vasat olanlar sona mı kalmış yoksa ilişkimiz bir metal yorgunluğundan mı muzdarip bilemiyorum ama son birkaç Manguelim beni pek mutlu etmedi maalesef. (Neyse, Hayali Yerler Sözlüğü ile bu işi toparlayacağız gibime geliyor.) Alt başlığı “Metafor Olarak Okur” olan “Gezgin, Kule ve Kitapkurdu”nda okurların metinle kurdukları ilişkiyi anlatan metaforlar zincirini irdeliyor. Bu alt başlık önemli çünkü metaforları metaforlar aracılığıyla didikliyor kitap, haliyle biraz ağır bir metin. Ben Manguel’in küçük hikâyeler anlatıp büyük fikirleri onlar aracılığıyla bize izah etmesini çok seviyorum, bu kitapsa hikâye bakımından seyrek, fikir bakımından yoğun bir metin, neredeyse felsefik diyebileceğimiz zihin egzersizleriyle dolu. Okurluğa dair 3 metaforu inceliyor yazar. Gezgin olarak okur, fildişi kulede okur ve dünyanın mucidi olarak okur alt başlıklarıyla 3 ana bölümden oluşuyor kitap. Bu “okurluk” durumlarını incelerken de edebiyat tarihinden iyi bildiğimiz türlü karakterlerden faydalanıyor; Emma Bovary, Hamlet, Don Kişot gibi. Kitabın son cümlesi aslında tüm meramını anlatıyor ve çerçeveyi toparlıyor, burada bulunsun isterim: “İster gezgin, ister fildişi kulenin bir sakini veya kitapları yalayıp yutanlar olarak okur metaforlarına ödünç verilmiş anlamlar asla aynı kalmazlar. (...) Biz okuyan yaratıklarız, sözcükleri sindiririz, sözcüklerden meydana geliriz, sözlerin dünyada bulunmamıza araç olduğunu biliriz, ayrıca gerçekliğimizi sözcüklerle belirleriz, bizler de sözcüklerle özdeşleşiriz.” Ben açıkçası kurmacanın bu denli yapısöküme uğratılması taraftarı değilim - duyguyu ıskalıyoruz böyle yapınca gibime geliyor. Bu arada bu kitap aslında yazarın 2011’de verdiği bir konferansın metniymiş, belki konuşma olarak okunduğunda başka türlü bir dinamizme sahip olabilir, bilemiyorum. Kötü bir kitap değil asla ama bir Okumalar Okuması veya Okumanın Tarihi veya Merak veya Kelimeler Şehri kalibresinde de değil kanımca. Aynı işi oralarda çok daha iyi yapıyor Manguel. Böyle.