AYŞE  BAYRAKTAR ÇAKIR
Kaşif
İstanbul’dan Cape Town’a, oradan Madagaskar’a uzanan bu hikâye; sadece bir yolculuk değil, köklerinden koparılanların sessiz çığlığı gibi… Azgar Naik’in izinde ilerlerken, bir baobab fidanının metaforuyla insanın aidiyet arayışına tanıklık ediyoruz. Kitap; göç, vicdan, pişmanlık ve insan kalabilmenin ağırlığını mistik bir anlatımla işliyor. Yazarın dili akıcı ama aynı zamanda düşündürücü. Özellikle felsefi alt metni, okuru hikâyeden koparmadan derin sorgulamalara itiyor. Kısa bölümler ve yüksek tempo sayesinde merak hep canlı kalıyor. En sevdiğim hissi: Modern bir roman okurken kadim bir masal dinliyormuş gibi olmak. Eğer sadece olay değil, anlam da arıyorsanız bu kitap tam size göre. ️“Her insanın içinde büyüyen bir ‘baobab’ vardır…mesele onunla ne zaman yüzleşeceğini bilmektir.”