bss slck
Kitapkurdu
Modern çağın içinde anlam arayan kentli bireylerin (özellikle de kadınların) içsel haykırışlarına tanıklık ediyoruz. Öykülerin odağında, yazarın hiperaktif zihninden kağıda ustalıkla aktarılmış, katmanlı bir kurgu var. Karşımızda yarım kalmış aşklar, kursakta kalan hevesler ve hayattan büyük bir beklentisi olmamasına rağmen, "nasıl olsa bu dünyadan son geçişimiz, yaşamaya değer" diyerek hayata tutunmaya çalışan karakterler duruyor. ​Öykülerin başlıkları ise başlı başına birer hikâye anlatacak kadar derin ve etkileyici. Ancak yazarın hiperaktif zihin dünyası, kurguyu zaman zaman çok farklı yönlere savurabiliyor. Okur gözüyşe metne eleştirim şudur: Karakterlerin zihinsel sıçramaları arasında okuyucu "Buraya nereden geldik?" sorusunu sormaktan kendini alamıyor ve anlatının takibini zorlaştıyor. Kitabın sonunda yazarın "Acaba başka kahramanları yok mu?" ilk öyküöerinden novellasına kadar takip ettiğim yazarı tebrik ederim ve yeni ufumlar dilerim.