Mahir Karasu
Kaşif
Kitap akıp gitti. Hani bazı kitaplarda sayfa çevirirken yorulursun ya, bunda öyle olmadı. Resmen gaza basmışım da haberim yokmuş gibi bitti. Bilim kurgu ama öyle uzaylılı, lazerli bir şey beklemeyin. Ütopya var, evet. Ama işin içinde aile var, psikoloji var, sosyoloji var, tıp var… Yani hem kalbe hem beyne hitap ediyor. Kapağı kapatınca “iyi de şimdi neye inanıyorum ben?” diye kalıyorsunuz. Bir de şu valiz meselesi… Valizi olmayanların arafta kalması fikri. Orada durup düşündüm. Belki de valiz dediğimiz şey, insanın tamamlanmışlığıdır. Belki de “hazır mısın?” sorusunun sembolü. Ya da belki yazar bize ince ince şunu söylüyor: Eksik kalma. Kısacası sıradan bir hikâye değil. Okurken biraz geriliyorsunuz, biraz düşünüyorsunuz, biraz da kendinize yakalanıyorsunuz. Ben sevdim. Hem de beklediğimden fazla. Okuyacaklara şimdiden bol sorgulu günler diliyorum.