Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Öyküler
Çok seneler önce okuduğum öykülere yeniden uğramak iyi geldi, bazı şeyleri unutmuşum, bazı detaylarsa kafama kazınıvermiş onu fark ettim. Marquez her zamanki gibi, canım benim. Sadece gözümde bu kadar canlanmış mekânların ve insanların çizimlerini görmek biraz acayip geldi – kimi zihnimdekinden çok farklıydı çünkü. Aslında Marquez gibi kelimeleri ışıltılı, renkli, hatta kokulu yazarların daha önce okuyup imgeleminizde yer etmiş eserlerinin resimlendirilmiş versiyonlarını okumak riskliymiş, onu anladım. Sanki sevdiğiniz bir kitabın sinema uyarlamasını izlemek gibi – “aa ama ben bu küçük kızı daha başka hayal etmiştim” diyor insan. Çizimler bana hayalimdekinden daha karanlık geldi – ama mesela Yüzyıllık Yalnızlık’ın 50. Yıl özel baskısındaki çizimler öyle hissettirmemişti, onlar tam da aklımdaki gibiydiler. Neyse evet, böyle. Yine de Marquez’e tatlı bir başlangıç kitabı olabilir bu.