Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Yalın Tutku
Çok sevdim, yine. Ernaux hiç üzmüyor. Bu kitabı anlayamamayı, yadırgamayı arzu ederdim fakat anladım maalesef. Tutku ve saplantı arasındaki zaman zaman farkına bile varmadığımız incelikteki çizgiyi enfes anlatmış, her zamanki gibi kendine karşı acımasızlığa varan bir dürüstlükle yazmış Ernaux. Saplantıya evrilme potansiyeli taşıyan tutkunun sıklıkla insana “bu ben değilim, dönüştüğüm şeyden nefret ediyorum” dedirten şeyler yaptırma gücünü, “hazzı gelecekteki bir acı gibi yaşamayı” 50 sayfada mükemmel biçimde özetliyor yazar. Bu kitabı bir genç kızken okumuş olmayı çok arzu ederdim. “Kaç kez seviştiğimizi hesaplıyordum. Her defasında ilişkimize bir şeyin daha eklendiği hissine kapılıyordum, fakat bizi birbirimizden kesinlikle ayıracak olan da bu jest ve haz birikimiydi. Bir arzu sermayesini tüketiyorduk. Fiziksel yoğunluk düzeyinde kazanılan, zaman düzeyinde yitiriliyordu.”