Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Yalan-Roman
Çok zor kitap, çok güzel kitap. Kesinlikle Romain Gary’e başlangıç kitabı olmamalı, ondan eminim. Gary’nin birkaç kitabında kullandığı mahlası olan Emile Ajar’ın kendini tımarhaneye kapatmasının öyküsünü okuyoruz. Yazarın tüm kitaplarında gördüğümüz toplumsal eleştirileri en açık biçimde yaptığı eseri diyebiliriz sanıyorum. Ve yine diğer eserlerine serpiştirdiği türlü delilikleri, absürtlükleri bu kitapta üzerimize boca etmiş – kitabın tamamı koca bir şaka gibi. Modernitenin insana ne yaptığını anlatan bir şaka; kelime oyunlarıyla dolu, hatta belki kitabın tamamı bir kelime oyunu. “Normal”i, normal olma zorunluluğunu, yazma dürtüsünü, görünürlüğü, gerçekliği, ikiyüzlülüğü, adaleti sorguluyor yazar. Bildiğimiz her şeyi allak bullak eden bir acayip metin. Gary’nin 20’lerinde yazmaya başlayıp yaklaşık 45 senede tamamladığı bu kitabı anlamak ve sevmek için kendisini tanımak; kafa karışıklıklarına ve dünyayla derdine dair bir ön fikir sahibi olmak gerekir diye düşünüyorum. “İskemlelerden özellikle korkuyorum, çünkü biçimleri bir insan yokluğunu çağrıştırıyor.”