Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Kum Koleksiyonu
Dünyaya Calvino’nun gözünden baktım, kendisiyle sergiler, şehirler, ülkeler gezdim – ne güzel oldu. Kendisinin kurgu eserlerini her zaman daha çok sevsem de, denemeleriyle de arada haşır neşir olmak iyi geliyor, zira bu kadar büyük bir entelektüel (ve hatta zaman zaman ansiklopedik) birikimden faydalanmak lazım bence. Olmayan ülkeler için hayali pullar yapan bir adamla, mor kimonolu bir Japon kadınla, perilerle filan tanıştım. (Zaman zaman Borges’i andıran bölümler de okudum diyebiliriz aslında.) Bana kalan, ağaçların “kaotik savurganlığına” bakıp sorduğu şu soru oldu: “Bir anlamın aktarımı, kendini sergilemedeki ölçüsüzlükle, kendini dile getirmedeki bollukla, ne olursa olsun kendini dışarı atmayla mı sağlanır?” Calvino cevabı söylemiyor. Ben de bilmiyorum, ama her ne kadar bizler ağaç olmasak da hepimizle ilgili bu sıra sorduğum sorulara çok benzediği için bu soruyu alıp kucaklıyorum. İşte böyle.