Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Sayın Başkan
Enfes bir kitap, enfes. Latin Amerika edebiyatının temel konularından olan “diktatör romanları”nın harika örneklerinden biri. (Marquez’in “Başkan Babamızın Sonbaharı”nı veya Llosa’nın “Teke Şenliği”ni sevenler bunu da sever; bir de Guatemala'ya uğramış olursunuz hem.) Aynı zamanda da büyülü gerçekçiliğin erken dönem örneklerinden biri, ilk sesleri, oluşma adımları. Diktatörlüğün bir toplumda yarattığı yozlaşmayı, toplumsal olanın bireysel olanı ne kadar derinden etkileyip şekillendirdiğini, çürümenin nasıl ve ne biçimde sızabileceğini çok sarsıcı şekilde anlatıyor Asturias. Bir de tabii kelimeler. Nasıl güçlü kelimeler. Kurgunun, karakterlerin başarısı bir yana, bu kitap edebi açıdan da bir cevher elbette ki. Anlattığı vahşet de, aşk da, korku da çok güçlü, çok etkileyici. Bu okuduğum üçüncü Asturias’dı, devamı kesinlikle gelecek. “Sevmek umudunu yitirip yalnızca sevilmekle yetinen sevdalılar gemisine götürün onu…”