resul68
Kitapkurdu
Rahmetli Bülent Akyürek Hocamın bir sözü kitabı okurken aklıma geldi: “Pürüzsüz, parlak, vitaminle ışıldayana bebeksi yüzlerin hikayesi yoktur.” Hocamızın bu sözünü hatırladığımda, Engin Geçtan’ın hikayesinin de yüzündeki çizgilerle ifade bulduğunu düşündüm. Çünkü aslında hücrelerimize işleyen, özümsenmiş bir hikayeye ihtiyacımız var. Otobiyografik nehir söyleşi tarzında kaleme alınan bu kitap, İzmir Karşıyaka’dan başlayan hayat hikayesini, o dönemin şartlarıyla bugünün yaşantısı arasında kurduğu bağlantılarla zenginleştiriyor. Psikolojik konuların ön planda olduğu bu söyleşiler, hocamızın adeta elini kalbine almış gibi anlattığı sıcacık sohbetler niteliğinde. Kişinin hayat hikayesini dinlerken aynı zamanda psikolojiyi de öğrenmek isteyenler için, bu kitap samimi ve öğretici bir yolculuk sunuyor.