Harvard Üniversitesi'nin her yıl farklı bir yazarı ağırladığı Norton Konferansları'na bayılıyorum. Edebiyat dünyasının en önemli etkinliklerinden biri olduğu için tüm yazarlar müthiş hazırlanarak geliyor ve ortaya şahane şeyler çıkıyor. Daha önce Jorge Luis Borges'in Şu Şiir İşçiliği adıyla yayınlanan konuşmasını ve Italo Calvino'nun Amerika Dersleri: Gelecek Binyıl İçin Altı Öneri başlığıyla kitaplaştırılan konuşmasını okumuştum, bu kez Toni Morrison'un 2016'daki Ötekilerin Kökeni başlıklı dersine vardı yolum. (Orhan Pamuk'un 2009'daki Norton konuşmasının da Saf ve Düşünceli Romancı başlığıyla yayımlandığını hatırlatayım.)
"Öteki" konusu, malum, Morrison edebiyatının temel meselesi. Morrison da bu uzun konuşma serisinde on dokuzuncu yüzyılda kaleme alınmış tıp makalelerinden, köle ve efendilerin günlüklerine, Hemingway, Faulkner, Conrad ve Flannery O’Connor gibi yazarların eserlerine uzanarak "öteki" / "yabancı" fikrinin zihin dünyamızda nasıl biçim aldığına bakıyor.
Hayatta öteki fikriyle ilk karşılaşmasını anlatarak başlıyor konuşmaya, tuhaf ki bunu ilk hissettiği an derisinin renginin koyuluğundan ötürü değil, tam tersiymiş; çocukluğunda büyük annesinin kendisini yeterince siyah bulmamasıyla karşılaşmış bu meseleyle ilk kez. Ardından da hayatı boyunca nasıl buna dikkat kesildiğini, dünyayı bu öteki paradigması üzerinden okuduğunu hem kendi yaşamından anekdotlarla, hem de yukarıda söylediğim gibi türlü edebi metinleri bu perspektiften inceleyerek aktarıyor.
Zaman zaman kendi eserlerini yazarken yola çıktığı konuları da aktardığı için Morrison külliyatında ilerledikten sonra okumak daha yerinde olabilir diye düşünüyorum.
Ta-Nehisi Coates'un önsözü de çok iyiydi, oradan bir pasajla bitirmek isterim: "'Irkçılık' yerine 'ırk' sözcüğünü kullandığımızda ırkın doğal dünyanın özelliklerinden biri, ırkçılığın da bunun öngörülebilir bir sonucu olduğu düşüncesini somutlaştırmış oluyoruz. Bu neden sonuç ilişkisinin tam tersi biçimde kurulması gerektiğini, ırkçılığın ırk kavramından önce ortaya çıktığını gösteren çok sayıda akademik çalışma yapılmış olmasına rağmen Amerikalılar hâlâ bunun ne demek olduğunu anlamış değiller."
Sadece Amerikalılar değil, hepimiz.