Hayatta en sevdiğim yazarlardan biri, en sevdiğim şeylerden birine dair yazmış, haliyle şekerci dükkanına girmiş çocuk neşesiyle okudum bu kitabı. En sevdiğim Marias kitabı olmadı elbette, zira o mertebede Yarınki Yüzün üçlemesi olanca ihtişamıyla oturmakta ama nefis bir kitaptı bu da.
Öncelikle; ön sözde dendiği gibi, Marias hakkında çok fazla şey öğrendim bu kitap sayesinde, romanlarından ve okuduğum diğer eserlerinden çok daha fazla şey. Çocukluğuna, gündelik hayatına, edebiyatla ilişkisine, zevklerine dair bir sürü şey var bu kitapta ki kendisini daha yakından tanımak benim için büyük mutluluk. İkincisi, çok komik bir kitap bu. Bu yazıları yazan Marias çok komik bir Marias, keşke hep böyle şakalar yapsa, dalga geçse, bayıldım.
1994-2000 yılları arasında futbola dair kaleme aldığı yazıların derlemesini içeren bu kitapta tabii ki sadece futbol yok. Benim futbolu bunca sevmemin sebebi, izlemesi çok keyifli bir spor olmanın ötesinde bir şey olmasındandır, hayatın içindeki her şeyin orada da görülebileceğini, kitlelerin, bireylerin davranış biçimlerine dair futboldan öğrenilecek çok şey olduğunu düşünmemdendir. Bu kitap da tam olarak bunun ispatı gibi. Marias da böyle bir yerden bakıyor futbola, zira futbol yazıları içeren bir kitapta mesela şöyle bir cümle olması başka neyle açıklanabilir? “Duygular söz konusu olunca süre çok önemlidir, üzerlerinde ısrar edilirse solup giderler.”
Sonuçta çok mutlulukla okudum bu kitabı, iyi ki dilimize çevrilmiş. (Çeviri demişken, hep diyorum, arkadaşlarımın çevirdiği kitapları okumaktan ayrı bir haz alıyorum diye, bu da bir arkadaşımın, Selay Sarı’nın çevirisi, ellerine sağlık!) Futbolla hiçbir ilgisi olmayanların sıkılması muhtemel, ama biraz merakınız varsa bence göz atabilirsiniz. Şimdi artık son Marias kitabı Tomas Nevinson için gün saymaya geri dönebilirim. Hadi!