Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Başkan'ın Odası
Herkesin kalemi olmayabilir bu kitap lakin ben çok sevdim. Bir çocuğun ağzından, epeyce alegorik bir anlatım tercih etmiş yazar. Ülkenin birinde, her evde Başkan için ayrılmış bir oda bulunması gerekiyor. Çocuğun basit cümleleriyle bunu anlamaya ve anlamlandırmaya çalışmasını okuyoruz. Belirsiz, tekinsiz, muğlak bir öykü bu. Ve fakat çok sıkı bir otoriterlik eleştirisi – tam olarak o belirsizlikten beslenen rejimlere ve düşünce suçu meselesine dair bir dolu soru bırakıveriyor insana ve bunu çok örtülü bir yerden beceriyor. Kısacık ama çok güçlü bir metin. Çağdaş Arjantin edebiyatı neredeyse hiç ama hiç üzmüyor. “Bir battaniyeye sarınıp kendi kendime evin yan duvarlarını düşünmeyeceğimi söylüyorum, ama söyledikçe daha çok düşünüyorum. Evler birbirine değmemeli. En azından sürekli değmemeli. Böyle yaşamak mümkün mü? (…) Düşündükçe kahroluyorum, bir duvarın hangi eve ait olduğunu bilmeyince kahroluyorum.”