Papirüs & Antik Dünyada Kitapların İcadı
Papirüs & Antik Dünyada Kitapların İcadı Ürüne Git
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Papirüs & Antik Dünyada Kitapların İcadı
Irene Vallejo’nun Papirüs’ü yaklaşık 1 senedir kitaplığımda bekliyordu, sonunda kendisini okuyabildim. Üzülerek söylüyorum ki epeyce hayal kırıklığına uğradım. Kötü bir kitap değil kendisi asla ama bu kitaptan çok etkilenmek için sanırım hiç Alberto Manguel okumamış olmak gerekiyor ve ben -belki de maalesef mi demeli?- çok Manguel okudum. Vallejo, kitapların peşinde bir yolculuğa davet ediyor okuru. İki bölümden oluşan kitap antik çağdan başlıyor ve ilk bölümde ağırlıklı olarak efsanevi İskenderiye Kütüphanesi’nin izinde Yunan kültürünü ve onların yazmak ve okumakla ilişkisini didikliyor. İkinci bölümde ise Romalıların Yunan kültürünü alıp üstüne neler koyduklarına bakıyoruz. Tabii sadece o dönemle sınırlı kalmıyor, zamanda ileri-geri giderek yüzlerce yıl sonranın okuma ve yazma pratiklerine götürüyor bizi, yüzyıllar atlayıp günümüze geliyor, geri gidiyor. Başlangıçta bunu yapması hoşuma gitti ama sonrasında kitabı çok dağınık bir hale getirdiğini fark ettim. Evet, akademik bir dil yerine hikâye parçacıkları gibi anlatmayı seçmesi okumayı kolaylaştırıyor şüphesiz ama bir yerden sonra kitap bir anekdotlar derlemesine dönüşüyor. Kopuk kopuk, bölük pörçük, yer yer de kendini tekrar eden bir hale bürünüyor. Bir diğer eleştirim; Mezopotamya nerede ya? Çin nerede? Persler nerede? İpek Yolu nerede? Şayet bu kitap, “kitabın yolculuğu”nu anlatıyorsa, bunlara girmeden 500 sayfa yazmak pek olacak iş değil. Yok eğer “kitapların tarihinden sevdiğim bazı şeyler” ise, o zaman olur ama bu da epeyce kişisel bir projeye dönüştürür bu kitabı, iddiasının altını epeyce boşaltır. Kitabın sadece Greko-Roman evrene odaklandığının belirtilmesi gerekirdi diye düşünüyorum, “antik dünyada kitapların icadı” başlığını bu şekliyle pek hak etmiyor. Yazarın kaynak vermeden aktardığı bilgiler de biraz kulaktan dolma hissi veriyor ve yukarıda bahsettiğim dağınıklığın üstüne eklenince daha da sorunlu bir hale getiriyor kitabı. Günümüzün dikkat eşiği düşük, odaklanamayan, kısa öykülerden ilginç bilgiler devşirmeye hevesli okuru için iyi bir tercih olabilir ama biraz daha mesai ayırıp Alberto Manguel okuyun diyeceğim ben. Manguel bu kitabın vaat ettiği şeyin katbekat iyisini sunuyor.