Llosa’yı çok sevdiğim malum, Kelt Rüyası’nı da sevdim, hacmi ürkütmesin, oldukça rahat okunan bir kitap. Kitap, adını daha önce duymamış olduğuma utandığım bir insanın yaşam öyküsünü anlatıyor: 20. Yüzyıl başında, Birleşik Krallık’ın diplomatı olarak görev aldığı Kongo ve Peru’daki korkunç insan hakları ihlallerini, sömürgecilerin yerlilere uyguladığı dehşetli zulmü ortaya koyan raporlar hazırlayarak dünya kamuoyunu ayağa kaldıran ve tarihin gidişatını değiştiren bir adam: Roger Casement. İrlandalı olan ve buralarda uygulanan sömürgecilik biçimlerinin aslında kendi vatanında da başka biçimde de uygulandığı sonucuna vararak İrlanda milliyetçisine dönüşen, böylece bir ulusal kahramanken bir "vatan haini" oluveren, üstelik ne acı ki ortaya çıkan eşcinselliği, ortaya koyduğu kanlı vahşet hikâyelerinden daha çok sansasyon yaratan ve böylece toplumdan dışlanan bir talihsiz kahraman Casement.
Llosa'nın dediği gibi: "bir kahramanın ve bir şehidin, ne soyut bir prototip ne de bir kusursuzluk timsali değil, çelişkilerden ve tezatlardan, zaaflardan ve yüceliklerden oluşan bir insan olduğunu" anlatıyor bence Casement'ın öyküsü. Nobel Komitesi 2010 yılında Perulu Llosa'ya ödülü verirken, “Latin Amerika'daki iktidar yapılanmalarıyla toplumsal ilişkileri ve bunlara karşı direnişi gözler önüne serdiği için" ödüle layık görüldüğünü söylemişti. Bu kitap da bunun en somut örneklerinden biri sanıyorum.
Şunu ekleyeyim; Llosa kitaplarını bence 3 kategoriye ayırmak mümkün. 1)Büyük, destansı, gerçek hikâyelerden yola çıkan ama görece sade yazılmış olanlar (Kelt Rüyası, Dünya Sonu Savaşı, Cennet Başka Yerde) 2)Daha küçük hikâyeleri müthiş bir lezzetle aktardığı eserler (Julia Teyze, Üvey Anneye Övgü, Kent ve Köpekler) 3)Bir de dev hikâyeleri olağanüstü bir dille kaleme aldıkları ki ben en çok bunları seviyorum (bunun en iyi örneği benim için dev eseri açık ara Teke Şenliği'dir)
En sevdiğim Llosa olmadı belki ama büyük bir kitap olduğu şüphesiz. Katedralde Sohbet’i okumadan biraz daha başka Llosa'larda gezinirim ben. Seviyorum çünkü, çok seviyorum.