Bir Yaz Akşamı On Buçukta
Bir Yaz Akşamı On Buçukta Ürüne Git
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Bir Yaz Akşamı On Buçukta
Nasıl oluyor da bazı kitaplar böyle bir şey yapıyor insana ya? Ne yaptı; şunu: beni büyük bir iç sıkıntısıyla sarmaladı. Bunu kötü bir şey olarak söylemiyorum, aksine, 110 sayfalık minicik bir kitabın ne kadar güçlü olduğunu anlatmak maksadım. Bence çok hüzünlü, çok yürek dağlayıcı. 2 günlük bir tatil ve içine yedirilmiş bir cinayet öyküsü bu ama asıl mesele bitenler ve başlayanlar. Çok süssüz biçimde, alabildiğine yalın kelimelerle, aslında çok sıradan bir şeyi (bir aşkın bitişi) çok can acıtıcı biçimde anlatıyor. Duras’nın bu basit kelimeleri ve kısa cümleleri bilerek seçtiğini zannediyorum, anlatmaya çalıştığı şeyi çok güçlendiriyor çünkü. Şu: Aşk biter ve aşk bitince söylenecek çok fazla büyük sözcük, kurulacak uzun cümleler yoktur. Okurken beni biraz üzdü ve fakat çok çok sevdim. “Bakışıyor ve susuyorlar. Çok uzun zaman önce böyle bakışmışlardı, kendilerini kandıracak kadar.”