Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Bulutlar
Ne acayip bir zihinsin ya Juan José Saer. Okudukça daha çok seviyorum seni ve kafanın tuhaf çalışma biçimini. Bulutlar, Arjantinli yazar Saer’den okuduğum üçüncü kitap oldu. İncecik ama zorlu metinler yazıyor kendisi, sayfa sayısına bakıp da aldanmayınız. Uzun ve karmaşık cümlelere, okurdan dikkat talep eden bir yazma biçimine ve hikâyenin içine yerleştirilmiş epeyce felsefik sorgulamalara, sorulara, zihin egzersizlerine hazırlıklı olmak lazım Saer okumaya başlamadan önce. Kendisiyle tanışma kitabım olan Kimsesiz’de baya dayak yemiştim, Yara İzleri görce daha kolay bir metindi, Bulutlar ise ikisinin arasında bir yerde duruyor bence. Fakat bu kitabında, Saer’in daha önce görmediğim bir yanını görmüş oldum: mizah duygusu. Allahım yer yer nasıl komik bir metin bu! Hikâye şöyle; 1800’lerin başında iki doktor bir akıl hastanesi kuruyor ve bu doktorlardan biri, aynı bölgeden gelen talepler üzerine 5 tane deliyi toplayıp hastaneye getirmek üzere bir yolculuğa çıkıyor. Kitapta da bu absürt yolculuğun hikâyesini okuyoruz. Delilerin hepsi birbirinden acayip karakterler, ama bir tanesi var ki onu hiç unutmayacağım sanırım. Aşırı püritenken birdenbire bir nemfomana dönüşen, Tanrı’ya ancak bu şekilde ulaşabileceğine inandığı için etraftaki herkesle durmadan sevişmeye çalışan rahibe Teresita. Bu karakteri ve onun kafilenin başına açtığı işleri müthiş komik anlatmış Saer. Teresita’yı, Tourette sendromlu iki kardeşi, manik fazdaki bir zengin beyefendiyi ve elini yumruk biçiminde kapalı tutma saplantısı geliştirmiş bir diğer adamı da yanına katıp yola çıkıyor anlatıcımız Dr. Rael. Yolda başlarına türlü türlü iş geliyor, bir yandan bölgenin beyaz düşmanı yerli reisinden kaçmaya, bir yandan delileri zaptetmeye, bir yandan doğayla mücadele etmeye çalışıyorlar. Bu absürt ve komik öykünün arasına, sevdiği üzere epey derinlikli pasajlar da yerleştirmiş yazar. Dolayısıyla kitap bir yanıyla çok ciddi, bir yanıyla süper saçma olmayı beceriyor. Okurken üslubu nedeniyle odaklanmakta yer yer zorlansam da genel olarak epey sevdim Bulutlar’ı. Herkesin seveceği bir kitap değil bence ama yarı absürt yarı ciddi, yarı Western yarı değil bir tuhaf modern Odysseia okumak isterseniz buyrun.