Ne müthiş bir kitapmış yahu "Semenderlerle Savaş". Hakkında söylenebilecek her şeyi zamanında Milan Kundera zaten tek cümleyle özetlemiş, ondan aktararak başlayayım ben de: "Semenderlerle Savaş hiçbir zaman unutulmayacak… Çapek, romanlarıyla totaliter bir dünyanın dehşet verici görüntüsünü önceden gören belki de ilk Avrupalı yazardır."
Öyle sahiden. Okurken durup "bu kitap sahiden 1935'te mi yazılmış ya" diye kontrol etme ihtiyacı duydum birkaç kez. Çek yazar Çapek'in çok da uzak olmayan bir gelecekte geçen kitabında insanlık oldukça barışçıl canlılar olan dev semenderleri evcilleştiriyor ve onların yetenekleri ve çalışkanlığı sayesinde medeniyet o güne dek görülmemiş bir hızla yükselmeye başlıyor; yeni kıtalar inşa etmeye dek giden bir ivmeden bahsediyoruz. Ancak tabii ki burada kalmıyor iş, kitabın adından da anlaşılacağı üzere, kölelik koşullarında çalıştırılan semenderler bir noktada isyan ediyor ve gerisi işte, semenderlerle savaş...
Çapek bu kitabı yazdığı yıllarda, I. Dünya Savaşı'nı henüz arkalarında bırakmış Avrupa devletleri ve halkları büyük bir özgüvenle "bir daha olmaz" duygusu içindeydi malum ve yaklaşmakta olan savaşı ne kadar geç idrak ettiklerini biliyoruz. Oysaki Çapek kapitalizmin korkunç aç gözlülüğünün ve kâr maksimizasyonu hırsının nereye varabileceğini, ihtiyaç hâlinde pekala her tür totaliter yöntemi meşrulaştırabileceğini, kolektif silahlanmanın dünyayı götürmekte olduğu yeri, insanın köleleştirme eğiliminin yaratacağı tehlikeleri büyük bir isabetle öngörüyor.
Üstelik derdini ve mesajını alsın diye okurun kafasına vurmadan, temposunu ve ironisini hiç yitirmeden, müthiş bir marifetle anlatıyor hikâyesini. Hem çok sıkı bir kapitalizm, ırkçılık ve faşizm eleştirisi okuyoruz, hem de her şeyiyle çok iyi kurgulanmış ve yazılmış bir roman. Yineleyeyim: şunun 90 sene önce yazıldığına inanmak çok güç sahiden. Çok tavsiye ediyorum.
Bonus: "edebiyatta semenderler" diye bir derleme yapasım geldi zira bunu okuyup da Cortazar'ın kült "Aksolotl" öyküsünü anımsamamak ne mümkün? Evrim tarihinde çok müstesna bir yerde duran, hem karada hem suda yaşayabilen bu acayip canlılarla ilgili daha neler var acaba? Bu da aklıma düştü böyle.