Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Ağızdaki Kuşlar
Of, Samanta Schweblin sen çok acayip bir kadınsın. Kurtarma Mesafesi için de aynı kelimeyi kullanmıştım ama sanırım başka türlüsü imkansız, yine çok “tekinsiz” bir eser bu. Her kelimesine sinmiş bir huzursuzluk, karanlık, tuhaflık var. Kısacık öyküleri bunca atmosferik kılmak her yazarın harcı değil şüphesiz. Bu kitapta içbir şey gözüktüğü gibi değil, sanki çarpıtılmış bir alternatif gerçekliğin içinde gibi hissettim kendimi okurken. Anormalliğin içinde her şey normalmiş gibi davranan insanlarla dolu bir kitap – ki belki de düşününce aslında hepimiz tam olarak öyle yapmıyor muyuz? Okuyunuz, okutunuz, ama gece evde tekken okumayınız, sonra eviniz size yabancı ve düşman gözükebilir, uyarıyorum. (Öykülerin hepsi iyi, ama sanırım en sevdiğim Benavides’in Ağır Valizi oldu. Her şeye kolayca “Kafkaesk” diyoruz ama buyrun, Kafka tarafından yazılmamış Kafkaesk işte tam böyle olur.)