Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Babamın Yeri
Okuduklarım arasında en sevdiğim Annie Ernaux kitabı olmadı belki ama artık şunu söyleyebilirim bence: şu kadına bir Nobel verin! Verirken de tıpkı Svetlana Aleksiyeviç’e verirken söylediğiniz gibi, “yeni bir edebi tür yarattığı için” verin ödülü. Zira en bariz şekilde Seneler’de gördüğümüz; bireysel ve biricik olana bakıp acayip toplumsal panoramalar çıkarmak işini müthiş bir maharetle kotarıyor kendisi, bunu bu derinlikte yapan başka yazar ben tanımadım. Babamın Yeri de yine babasıyla küçük, belki önemsiz ve sıradan bile denebilecek anıları üzerinden bir kuşağa, toplumun dönüşümüne, o dönüşümün izlerine baktığı bir eser Ernaux’nun. Sanki soğuk, mesafeli bir yerden babasının ölümünü ve hayatını anlatıyor gibi yazar ama aslında her kelimesine sinmiş hüznü ve duygu yoğunluğunu sezmek zor değil. Bambaşka bir coğrafyada, bambaşka bir kültürde babasıyla ülkemizdekine benzer şekilde ilişkilenmiş / ilişkilenememiş birileri olduğunu okumak da ayrıca çok acayipti. 70 sayfalık bu küçük kitabı okuyunuz lütfen. Seveceğinize eminim.