Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Dul
Saramago’nun henüz 25 yaşındayken yazdığı ve vaktiyle “Günah Diyarı” gibi korkunç bir isimle yayımlanan ilk romanı Dul’u sonunda okudum. Bugüne dek tam 30 tane Saramago kitabı okumuş bir insanım, bana bu metni okutsanız ve “yazarını tahmin et” deseniz sayacağım ilk 50 isim içinde Saramago olmazdı. O kadar Saramago olmayan bir kitap yani! Ama işte, çok sevdiğim yazarların ilk romanları her zaman bende bir tür şefkat yaratıyor, “ya, sen büyüyünce neler neler yazacaksın, biliyor musun” gibi bir duyguyla okuyorum. Bir kere Saramago henüz alameti farikası olan bol virgüllü, az noktalı dilini icat etmemiş, diyalogları metnin içine gömmeyi keşfedememiş, henüz o çok sevdiğimiz müdahaleci anlatıcıyı doğuramamış kendinden. Ama yapacak elbette, daha çok genç, çok toy. Son derece konvansiyonel bir dille yazılmış bir roman bu okuduğumuz. Zaten Saramago da metni içine sindiremediğinden bir daha yayınlatmamış, 2022’de doğumunun yüzüncü yılı nedeniyle ilk kez Portekizce dışındaki dillerde yayınlandı. Dul, Portekiz taşrasında geçen bir öykü. Hangi yılda olduğumuz meçhul ama sanki 19. yüzyılın başları olmalı. Çiftliğin beyi Manuel Ribeiro aniden ölüyor ve dul eşi Maria Leonor işin başına geçmek zorunda kalıyor. Genç kadın bir yandan iki çocuğuyla, bir yandan araziyle uğraşırken diğer yandan genç bedeninin arzularını ne yapacağını çözmeye çalışıyor. Aslına bakarsanız ziyadesiyle klişe bir öykü okuduğumuz ama işte Saramago o yaşında bile bu öyküye unutulmaz bir unsur katmayı başarmış: evin baş hizmetçisi, Maria’nın sağ kolu Benedita. Muhafazakar ve gelenekçi bir damarı temsil eden Benedita ile Maria Leonor arasındaki gerilimi o kadar, o kadar iyi yazmış ki, of yarabbim. Saramago’nun çok sevdiğim bir cümlesi vardır, şöyle: “Kitaplarımın kurtarıcıları kadın karakterler. Erkekler iyi insanlar olmadığından değil, elbette öyledirler, değilseler de isteyince olabilirler, ama ne yapsalar kadınların yanında toy çırak gibi kalırlar.” Daha ilk romanından bir kadın hikâyesi yazmış olması bu açıdan hiç şaşırtıcı değil kanımca. Evet acemice yazılmış bir metin bu ama yine de çok ışıltılı yanları mevcut. Bir büyük yazar doğacak, işte tam da buralardan.