Sessizlik Oteli kitabını okuyup çok sevdiğim İzlandalı yazar Auður Ava Ólafsdóttir'in Kasım Yağmuru kitabı ile 2023'ü kapattım. Sessizlik Oteli'ndeki gibi her şeyi ardında bırakıp yola çıkan birinin öyküsünü anlatıyor yazar yine, ama o kitabın gücünü burada bulamadım. Bu defa yola çıkan kahramanımız yeni boşanmış bir kadın, yanına da bir arkadaşının işitme engelli küçük oğlunu almak zorunda kalıyor, arabaya atlıyor ve İzlanda'yı bir uçtan bir uca katetmeye başlıyor.
Kahramanımız kadın 12 dil biliyor olmasına rağmen işitme engelli çocukla iletişim kurmakta güçlük çekiyor. Javier Marias beynime soktuğundan beri daha da ilgimi çeken "dil" meselesine dair ilginç şeyler söylüyor aslında roman bu anlamda. Bir anlaşma ve anlaşamama aracı olarak dilin kudreti ve yetersizliğine dair...
Metin akıp gidiyor, oldukça sürükleyici de ancak neden bilmem, yazar bir noktada karakterlerini derinleştirmemeyi bilinçli olarak seçiyor gibi. Yol boyunca olan biten olayları okuyup duruyoruz ve fakat hiçbir şey olmuyor finalde. Hiçbir şey olmazken karakterlere dair bazı derinlikli iç görüler ediniyor olsak ona da eyvallah ama o da yok maalesef. Örneğin kadın karakter neden bu kadar dil biliyor, annesi niye ona geçmişini kurcalamamasını söylüyor, ara ara çocukluğuna dair hatırladığı şeylerin metne ne tür bir katkısı var, ne olmuş, o hatıraları tam nasıl anlamlandırmalıyız, buralar meçhul. Yazarın bazı şeyleri örtülü bırakmasına razıyımdır ben ama burada biraz fazlaca örtülü her şey. Sonuçta insan kitabı bitirince bir "ee?" sorusuyla kalakalıyor.
İskandinav edebiyatının sevdiğimiz kısa, kesik cümleleri ve yalın, iddiasız üslubu yine sahnede, ben bu tarzı çok sevdiğim için keyifle okudum ama bu kitaptan bana çok bir iz kalır mı, bilmem. Arka kapakta "arkadaşlar, aşk, annelik ve kendini keşfetmekle ilgili büyüleyici bir kara mizah örneği" diyor - açıkçası kitap başta biraz kara mizaha yakınsar gibi dursa da sonradan bu tarafını yitiriyor. Sadece anneliğe, bir çocukla ilişki kurmaya dair kısımları ilginç ve kafa açıcıydı, onun dışında biraz yavan bulduğumu söylemem lazım.
Sessizlik Oteli'ni sevdiyseniz buna da bakabilirsiniz ama çok şart değil sanki bence.