Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Bir Son Duygusu
Sevdim, zaten sevdiğim konularda dolaşan bir kitap bu da. Bellek, hafıza, geçmiş, insanın kendini didiklemesi filan. Kişisel tarihimizi nasıl yazıyoruz, ne kadar değiştiriyoruz, neleri atıyor neleri tutuyoruz sorularına odaklanıyor Barnes, bunu yaparken kişisel olmayan tarihle ilgili de ilginç tespitler sunuyor. "Tarih, zafer kazananların yalanları değildir; şimdi bunu biliyorum. Tarih daha çok, çoğu ne zafer kazanmış ne de yenilgiye uğramış olan hayatta kalanların anılarıdır." Barnes’ın hikâye anlatma biçimini ve yöntemini, ortada aslında sonucu çok da önemli olmayan ama insanı kuşatan bir gizem olması itibariyle de Javier Marias’ınkine benzettim çok, okurken aklımdan sıklıkla bu geçti. Kitabı bitirince googlelladım ve gördüm ki çağımız yazarlarıyla pek arası olmayan canım Marias’ın sevdiği birkaç yazardan biriymiş Barnes, sonra kendi imkanlarımla bu tespiti yapabildiğim için mutlu oldum. Barnes; Marias kadar ihtişamlı ve güçlü değil bence, ama yine de baya iyi. Başka kitaplarını da okuyacağım, arz ederim.