Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Merak
Şöyle başlamak istiyorum: Alberto Manguel’in bir dönem Arjantin Ulusal Kütüphanesi’nin müdürlüğünü yapmış olmasına bayılıyorum çünkü bu pozisyonda daha önce Jorge Luis Borges oturmuştu ve bu müşterek unvanları sanki Manguel’e kafamda atfettiğim “Borges’in mirasçısı” pozisyonunu tescilliyor gibi. Bana ne oluyor bilmem ama, bu beni pek mutlu ediyor nedense. “Borges’in mirasçısı” büyük bir laf farkındayım, Borges kurmaca ve şiir açısından müstesna bir yerde duruyor şüphesiz ama Manguel’in denemelerini, dünyaya duyduğu sonsuz merakı, tüm beynini kitapların işgal etmesine izin vermiş oluşunu ve uçsuz bucaksız bilgi birikimini Borges’e çok benzetiyorum ben, her okuduğum kitabıyla iyice kuvvetleniyor bu duygum. Bu kitabı okumaya, Pandora’nın Merakı’nın adını koyduktan sonra başladım ve nitekim kitabın hemen başlarında beni Pandora’nın öyküsüyle karşıladı kitap. Adı Merak olan bir kitapta Pandora’yla karşılaşmasam şaşırırdım, ama bir yanıyla da Manguel sanki bana “doğru isim seçtin” diyor gibi hissettim, hoşuma gitti. Sırf bu nedenle bile bende yeri ayrı olacak bu kitabın, fakat elbette sadece bu nedenle değil. Her şeye, ama sahiden her şeye dair bir kitap bu. Nasıl ki Dante İlahi Komedya’da Vergilius’un rehberliğinde geziyorsa, Manguel de bizzat Dante’nin rehberliğinde geziyor. İlahi Komedya’yı eline alıp, onun işaret ettiği büyük konulara dair akıl yürütüyor Manguel. Bu kitabı okumak için İlahi Komedya’yı okumak şart mı, bence değil, çünkü onu hep çıkış noktası olarak kullanıp oradaki temanın üzerine bambaşka şeyler inşa ediyor yazar ama Komedya’yı okumuş olmanın kitaptan alınacak hazzı katlayacağı muhakkak. Sorular çok büyük: biz kimiz, neyi bilmek isteriz, hakikat nedir, şeyleri nasıl düzene koyabiliriz, nasıl akıl yürütürüz? Her bir soruyu Manguel’e sorduran; Dante’nin ölümsüz ve zamansız dizeleri. Yanıtlarken ise hem kendi hatıralarına, hem bambaşka yazarların yazdıklarına başvuruyor yazar, sonunda ortaya içinde binlerce kitap barındıran bir başka kitap çıkıyor. Çok sevdim Merak’ı, çok. Bana kendimi acayip cahil hissettirmeni çok seviyorum Alberto Manguel - ki bu da Borges’le benzeştiğiniz bir diğer mesele muhakkak. Her zamanki gibi; çok teşekkürler!