Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Kesişen Yazgılar Şatosu
Tam bir Calvino manyaklığı bu kitap, onun kadar iyi olmasa da yer yer Görünmez Kentler’i anımsattı. Konuşma yetisini yitirmiş bir grup insan ıssız bir ormanın içindeki şatoda bir gece bir masanın etrafına oturup birbirlerine öykülerini Tarot kartlarıyla anlatıyorlar. Hepsi öyküsünü anlattıkça masadaki kartlar bir başka biçem oluşturup bir başka büyük öykü anlatır oluyor, hepsinin yolu birbirine bağlanıyor, aynı kartlar her öyküde farklı bir şey söylüyor. Tarot destelerini didik didik ederek yazmış Calvino bu öyküleri, boşuna “manyaklık” demiyorum. Yine edebiyatı eğip büken, okuru anlatıya şekil vermeye davet eden, son derece özgün bir deneme. Vallahi seviyoruz. “Kenti yaşamanın suçlu bir biçimi vardır: Yırtıcı hayvanın koşullarını kabul edip yesin diye çocuklarımızı önüne atmak. Yalnızlığı yaşamanın suçlu bir biçimi vardır: Pençesine diken battığı için vahşi hayvanın zararsız hale geldiğini sanıp keyfine bakmak.”