En Uzağından Unutuşun
En Uzağından Unutuşun Ürüne Git
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
En Uzağından Unutuşun
Valla ağzımdan burnumdan Paris hasreti akıyor, özelikle ilk bölümde öyle güçlü bir Paris anlatımı vardı ki; gözümün önünde Paris’in kış güneşinin, gri çatılardan süzülüp panjurlardan eşyasız, loş, yoksul odalara doluşu asılı kaldı. Kitap bu anlamda çok güçlü, tıpkı bir kartpostal gibi belki, ancak hikâye için aynısını düşünemedim. Sanırım “zamanda asılı kalmak”la yahut “hareketsizlik”le ilgili bir anlatı demek yanlış olmaz. İkinci Modiano deneyimimden anladığım, kendisi bir mekân yaratma ustası, lâkin hikâye tarafı bir türlü tam içine alamıyor beni. Yine de “Karanlık Dükkanlar Sokağı” bundan çok daha iyiydi. (Homurdanma: Kundera’nın Nobel almadığı bir dünyada bu yazarların Nobelli olmasına dair türlü serzenişlerim var ama neyse şimdi.)