Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Beyaz Kitap
Valla az bile övmüşsünüz Han Kang’ı, bayıldım. Her yerinden hüzün akan bir kitap, içinde orada olmaması gereken hiçbir kelime yok, çok az kelime, çok fazla his, büyük ve yalın bir güzellik. Bunu yapabilen yazarlara büyük hayranlık duyuyorum. Kitaba sinmiş bir kadınlık gücü var, bence onu es geçmemek lazım. Yani şöyle: bazı satırları “bunu yalnızca bir kadın böyle yazabilir” diyerek okudum, hissettim, duydum. İçindeki yas ve kayıp meseleleri de maalesef ve elbette bana ayrıca dokundu. Sonuçta böyle şiir gibi bir kitapmış bu. Bir tür minik poetika, geri dönüp dönüp tekrar okunulası türden. “Kışlıklarını dolaptan çıkarıp giyen erkeklerin ve kadınların gölgesinde, bir şeylere katlanmayı öğrenen insanlara özgü dilsiz önseziler vardır.”