Bir Kadın Bir Ev Bir Roman
Bir Kadın Bir Ev Bir Roman Ürüne Git
Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Bir Kadın Bir Ev Bir Roman
Ya valla kimi öykücülerimiz romancılarımız okusun da sıradan bir hikâyeden nasıl edebiyat devşirilir, her cümlenin sonuna ünlem koymadan, kendini ve yazdığını çok da ciddiye almadan nasıl kitap yazılır görsün istiyorum. Üstelik de bunu çok sevdiğim Alman yazar Wilhelm Genazino'nun diğer kitaplarına kıyasla epey zayıf bulduğum "Bir Kadın Bir Ev Bir Roman" kitabı söyletiyor bana. Genazino'yu genelde orta yaşlı ve yaşı itibariyle geriye dönüp o güne dek yaptıklarını sorgulayan, kafası karışık anlatıcılarıyla biliriz. Bu defaki anlatıcımız 18 yaşında - ancak bir yandan da değil sanki. 18 yaşında birinin ağzından yazmayı pek de başaramamış gibi yazar; o yaşta biri için fazla derinlikli düşünüyor anlatıcı, bir ergenin sahip olabileceğinden çok daha fazla bütünlüklü bakma, çerçeveleme ve analiz etme yeteneğine sahip ve bir süre sonra ikna edici olmamaya başlıyor. Karakterimiz liseyi yarım bırakmış ve yarı zamanlı olarak işçilik ve gazetecilik yapan bir genç. Aslında bir roman yazmak istiyor, "bir kadına, bir eve ve bir romana" ihtiyacı olduğunu tespit etmiş, kitabın adı da buradan geliyor. Yaptığı işler sayesinde yeni insanlarla tanışmasını, hayatta kendisine neyin iyi neyin kötü geldiğini keşfetme sürecini, kibir ve vicdanla ilk ilişkilenmelerini okuyoruz. (Buralar bence çok güzeldi.) Genazino'nun diğer kitaplarından bildiğimiz gözlemciliğini bu kitapta da görmek mümkün ama diğer eserlerindeki kadar etkileyici biçimde bakamıyor bence karakterlerinin türlü hallerine. Tatlı, iddiasız, yer yer anlatımı epey doyurucu olan, yer yer biraz yavan kalan bir metin bu ama başta söylediğime geleyim; iddiasızlığıyla barışıklığı bence çok lezzetli; bizim edebiyatımızda arayıp da bulamadığım şey tam da bu işte. Ben severek okudum zira Genazino'yu özlemiştim ama Aşk Aptallığı, O Gün İçin Bir Şemsiye yahut Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk'un tadını bulamadığımı belirtmem lazım. Yine de Genazino candır bence, canımızdır.