Rumeysa Ortaç
Kaşif
Ali Ayçil, henüz tanıştığım; fakat bu kadar geç tanıdığıma üzüldüğüm bir yazar. Biz okurları, coğrafi bir mekâna değil, zamanın ve insanın iç kalelerine doğru zamansız bir yolculuğa çıkarıyor. Kitaptaki her bir hikâye, modern dünyanın gürültüsünden yorulmuş ruhlar için birer sığınak niteliğinde. Yazarın kelimeleri seçerken gösterdiği şairane titizlik, anlatıyı alelade bir öykü kitabı olmaktan çıkarıp adeta nesirle yazılmış birer şiire dönüştürmüş. Ayrıca geleneksel anlatının sıcaklığıyla modern insanın yalnızlığını bu kadar pürüzsüz bir estetikle harmanlamak her yazarın harcı olmasa gerek. Okurken zamanın yavaşladığını, kelimelerin ruha dokunduğunu hissediyorsunuz. Kitap bittikten sonra bile Sur Kenti'nin sokaklarında yankılanan o sükûnet ve birbirinden hüzünlü sonlar içinizdeki ağırlığını korumaya devam ediyor. Kitaplığınızda sadece yer kaplamayacak, dönüp dönüp 'iyi ki alıp okumuşum' diyeceğiniz bir eser arıyorsanız, bu durağa mutlaka uğramalısınız.