Buse Gülsoy
Kitapkurdu
Öncelikle şunu söylemeliyim; okuduğum kitap gerçekten tam bir duygu seli. Süeda’yı okurken insan ister istemez o kasabanın puslu havasını ve köşkün o ağır, tozlu kokusunu burnunda hissediyor. Süeda karakteri o kadar bizden ama bir o kadar da yabancı ki... Dışarıya gülücükler saçarken içindeki o güç hırsı ve “annem gibi olmayacağım” inadı, aslında hepimizin hayatın zorluklarına karşı ördüğü o savunma duvarlarını hatırlatıyor. Hele o Kahraman... Başta “acaba aşk onu iyileştirir mi?” diye umutlanırken, takıntısının nefrete dönüşüp Boranali gibi saf bir ruhu hayattan koparması beni gerçekten sarstı. Yazarın finalde attığı o “kurgu mu gerçek mi?” pası ise bence kitabın en vurucu yeri. Kısacası sevginin bazen kurtarmaya yetmediğini, aksine bazen en büyük yıkımlara sebep olabileceğini gösteren, okuduktan sonra insanı pencereden dışarı bakıp uzun uzun düşündüren bir eser olmuş.