GÜLŞAH ÇIKRIKÇI IŞIK
Kaşif
Benim için Mülksüzler, iki ayrı dünyanın karşılıklı aynasında insanlığın düzen arayışını sorgulayan bir distopya gibiydi. Birbirinin hem yoldaşı hem gölgesi olan ikiz gezegenler — Mülksüzler’daki Anarres ve Urras — aslında iki farklı yaşam tahayyülünün çatışmasını anlatıyor. Bir yanda mülkiyetin reddedildiği, ortak emeğin ve kardeşliğin esas alındığı; kuralsızlık iddiasıyla var olan ama zamanla görünmez sınırlarını inşa eden bir düzen… Diğer yanda ise daha tanıdık gelen, sahip olmanın, sınıfların ve ataerkil yapının baskın olduğu bir dünya. Kitap, hiçbir sistemi bütünüyle aklamadan ya da bütünüyle mahkûm etmeden, her iki tarafın da çatlaklarını sabırla gösteriyor. Bilim insanı Shevek’in iki gezegen arasında gidip gelen hikâyesi, yalnızca fiziksel bir yolculuk değil; özgürlük, aidiyet ve düşüncenin gerçekten kime ait olduğu üzerine de bir sorgulama. Bununla birlikte, kitabın anlatımı çok yorucuydu