Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Yunanca Dersleri
“Yaşayan bir insanda böyle bir sessizliği ilk defa görüyordum.” 2024’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü alarak beni ve pek çok okuru mutluluğa gark eden Koreli yazar Han Kang’ın eserleri birer birer dilimize çevriliyor, Yunanca Dersleri de yakın zamanda yayımlandı. Yazarın Türkçeye çevrilen her şeyini okuduğumdan bunu da bekletmeyeyim dedim. Yunanca Dersleri, Han Kang’ın 2011 tarihli romanı. Vejetaryen’den biraz sonra ve Çocuk Geliyor’dan biraz önce yayımlanmış bir roman yani. Bundan sonraysa Beyaz Kitap ve Veda Etmiyorum gibi bence çok daha usta işi kitapları yazacak ve önce Booker’ı sonra Nobel’i kucaklayacak. Yunanca Dersleri’nde travmatik deneyimler sonrasında konuşma yetisini kaybeden, boşandığı eşinin çocuğunu kendinden alma hedefine karşı savaşmaya çalışan genç bir kadın ve çocukluğundan beri ilerleyen hastalığı nedeniyle görme yetisini kaybetmekte olan antik Yunanca öğretmeni bir adam var. Bu ikilinin yolları metnin bir noktasında kesişiyor ama esasen ikisinin hikayelerini ayrı ayrı anlatıyor yazar. Kang’ın özellikle Vejetaryen’de oluşturmaya başladığı metaforik üslubunun gitgide zenginleştiğini görebiliyoruz kitapta. Yazar yine kayıp duygusu, yakınlık, bedenle kurduğumuz ve kuramadığımız ilişkiler gibi sevdiği konular etrafında örüyor anlatısını; bu metinde bir de tabii dilin işlevlerine de odaklanıyor. İşaret dili, ölü diller, anadil, yeni bir dili öğrenmek gibi türlü başlıklar altında birbirimizle iletişim kurmamızı mümkün ya da imkansız kılan dinamikleri anlamaya çalışıyor. Benim Kang’ın edebiyatında sevdiğim şeyler bu kitapta da mevcut; ben yazarın insan bedeninin içine bakma biçimini çok seviyorum. Bedenler resmen şeffafmış, yeterince dikkatli bakarsak içinde akan kanı ve çalışan organları görebilirmişiz gibi yazıyor. Yine yazarın neredeyse tüm eserlerinde karşımıza çıkan kar, ağaç ve el imgeleri de kitapta bolca mevcut. Ama bana biraz fazla metaforik geldi, ne yalan söyleyeyim. Uzun bir şiir olacakken son anda roman oluvermiş gibi bir kitap. Yazarın ne anlattığından çok nasıl anlattığına bakan biri olmama rağmen hikaye tarafı fazlaca yetersiz geldi, o kısmı zenginleştirmesini isterdim. İşte böyle.