Of, müthiş. “Destansı” lafını genelde hacimli romanlar için kullanma eğilimindeyimdir ancak bu minicik, 100 sayfayı azıcık aşan kitabı böyle tarif etmek yanlış olmayacaktır; zira okuduğum her kelime iliklerime işledi ve arada durup nefes almak zorunda kaldım.
Gerçi belki de destan değil anti-destan demeli buna; zira içinde kahramanca hiçbir şey yok. Ter, kan, gözyaşı, şiddet ve vahşetten müteşekkil bir minik roman bu. Fransız yazar Mathieu Belezi, daha önce yayımlanmış ödüllü bir kitabı olmasına rağmen bu kitabı Fransa’da yayımlatmak için epey ter dökmüş; tam dört yayınevi tarafından reddedilmiş kitap. Sebebini anlamak güç değil elbette - her ne kadar söylemlerinde son derece demokrat olsalar da, Fransızlar da pek çok başka ulus gibi işledikleri suçlarla yüzleşmeye hiç hevesli değiller. Ve bu kitap tam bir suç dökümü; olanca hamlığı ve çıplaklığıyla üstelik.
Kitap iki ayrı eksende ilerliyor: “Meşakkatli İş” başlıklı bölümlerde Fransa’nın Cezayir’i işgalinin ardından bir hayat kurmak umuduyla oraya giden kolonicilerin öyküsünü, “Kan Banyosu” başlıklı bölümlerdeyse işgalci ordununkileri okuyoruz. Kolonicilerin anlatıcısı bir kadın, ordunun anlatıcısıysa herkes: iyi kullanıldığında müthiş çalıştığını düşündüğüm (aklıma hemen Gert Hofmann’ın Körler Kıssası şaheseri geliyor) birinci çoğul şahsı kullanıyor yazar: Biz. Biz yaptık. Biz öldürdük. Biz kıydık. Neredeyse hiç büyük harf kullanmadan, çok az noktalama işaretiyle, cümleleri bazen yarım bırakarak anlatıyor bu iki öyküyü Belezi.
Ve yani... Bu nasıl bir anlatmaktır? Yer yer Fuentes’in Terra Nostra’sının tadını aldım kitaptan ki o benim için neredeyse ruhani bir yerde duran bir metin, şaşkınım. İşgalin tüm kabuslarını (salgın, ölüm, tecavüz, yağma, açlık...) hiçbir kelimesini sakınmadan ortaya koyan, okuması bu yüzden epeyce zor olsa da muazzam bir şaheser olduğunu düşündüğüm ve “medeniyet götürme” iddiasının ne büyük bir yalan olduğunu okurun üstüne maalesef son derece inandırıcı bir dehşet sıçratarak anlatan büyük, çok büyük bir kitap Toprağa ve Güneşe Saldırmak.
Bu hikaye dürüstçe anlatılacaktıysa, ancak bu acımasızlıkta yapılabilirdi. Belezi yapmış. Çok etkilendim.