Hacer  Kanik
Kitapkurdu
Masumiyetin bir rengi var mıdır? Ya ruhların? Peki papağanlar bize ne fısıldar ? Kitaba ilk olarak hayalindeki kitabı yazmak ve acısını sağaltmak isteyen Bünyamin ile birlikte İstanbul'dan Kars'a trenle yol alarak girizgâh yaptım. Arkasından gayet sakince yöresel bir komşuluk ilişkisine evrilmesiyle ,komşu Besti nineyle tanıştım. Herşey tatlı tatlı ilerlerken Besti Nine' nin uğruna ömrünü feda ettiği sırla beraber ,kitap beni bambaşka bir boyuta taşıdı ve Hindistan sarayının baş belası Gülbadem ile tanıştım. Zencefil, Fülfül, Sunullah Efendi, Ruhsar, İpek Böceği...ile herşey daha da karmaşık ve merak uyandırıcı bir hal aldı. Bu kitap büyülü gerçeklik tarzında okuduğum " Yüzyıl Yalnızlık" dan sonra ikinci kitap oldu. İtiraf etmem gerekirse kitabı bitirip kapağını kapatınca Yüzyıllık Yalnızlık ile karşılaştırdım ve şöyle düşündüm " doğrusu onu okumasam da birşey kaybetmezmişim" . Bu kitabı okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız.