M_KRMZRK
Üstat
yazarın 7-8 yaşlarındayken ailesine ait bostanın bekçiliğini yaptığı dönemin anıları aslında.dolayısıyla bir çocuğun gözünden anlatıldığı için, hiçbir yapaylık barındırmayan, olduğu gibi ve içten bir roman. nöbetini tuttuğu kavun ve karpuzun üzerine titremesinden emanete verdiği kıymeti, annesinin onu nasıl özlediğini ve geceleri babasıyla öpe koklaya, koyun koyuna uyuduğunu anlatmasından sevgi içinde büyüdüğünü anlıyor insan beni en çok etkileyen şey, şikayet etmekten uzak durması oldu. bostanda söylediği türkülerle, uydurduğu hayallerle, oyunlarla yalnızlığından ve sıkıntısından kurtulmak için verdiği çaba, gözlerimi doldurdu. bir de tabii ki kitabın adını alan yandım ali detayı var. çoban yandım ali'nin gündüzleri gelip bir kavun koparabilmek için türlü numaralara başvurması, çocuğun safça direnmeye çalışsa da her seferinde kandırılması. bu kısımlar bile o kadar naif anlatılmış ki, okurken gülümsedim.