Musa Kızıltoprak
Kaşif
Budala, Dostoyevski'nin insan ruhuna dair en sarsıcı çözümlemelerinden birini barındıran; iyilik, masumiyet ve toplum arasındaki çatışmayı merkezine alan büyük bir psikolojik romandır. Eserin başkahramanı Prens Mışkin, modern dünyanın çıkarcı ve yozlaşmış düzeni içerisinde "tam anlamıyla iyi insan" olmanın mümkün olup olmadığını sorgulayan sembolik bir karakterdir. Dostoyevski burada yalnızca bir bireyin hikâyesini anlatmaz; aynı zamanda insanlığın ahlaki çöküşünü, vicdan ile ihtiras arasındaki mücadeleyi de gözler önüne serer. Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri, karakterlerin psikolojik derinliğidir. Özellikle Nastasia Filippovna ve Rogojin gibi karakterler aracılığıyla tutku, saplantı, aşk, acı ve yıkım kavramları son derece güçlü biçimde işlenmiştir. Dostoyevski'nin karakterleri "iyi" ya da "kötü" şeklinde keskin çizgilerle ayırmaması, eseri gerçek hayata daha da yaklaştırmaktadır. Her karakter, insan doğasının farklı bir kırılmasını temsil eder. "