SihirliFlut
Hezarfen
Leigh Bardugo yine beni bambaşka bir dünyanın içine çekmeyi başardı. Ancak bu kez Alina'nın, Kaz Brekker'ın ya da Grisha evreninin değil; 16. yüzyıl İspanya'sının, entrikaların, açgözlülüğün ve inançla harmanlanmış bir sihrin dünyasına konuk oldum. Kitabın en sevdiğim yanı Luzia'nın sıradan bir hizmetçiyken bir anda herkesin umutlarını, çıkarlarını ve beklentilerini sırtlamak zorunda kalmasıydı. Başlangıçta yalnızca küçük mucizelerle hayatını kolaylaştırmaya çalışan bir genç kadın görüyoruz. Yanan ekmeği düzeltmek, sökülen bir elbiseyi onarmak gibi masum görünen şeyler zamanla onun kaderini tamamen değiştiriyor. Bir noktadan sonra Luzia'nın yeteneği ona özgürlük getirmek yerine yeni zincirler vuruyor. Bu da hikâyeye oldukça etkileyici bir boyut katıyor.