chnb
Hezarfen
"Yılın en uzun günü onun gittiği gün" alt başlığı ile yayımlanan eserde otuz beş yaşındaki kadın karakterimiz günümüz tabiriyle toksik bir ilişkinin batağından kendini kurtarmaya çalıştığı ilk yirmi dört saati neredeyse saat saat anlatıyor. Metnin bir yerinde de geçtiği üzere sevgilisinde bir "ıssız adam" halleri var. Ayrılık acısı ile kıvranan karakterimizin eğitimini, aile ilişkilerini, geçmiş aşklarını, hayata, evlilik kurumuna, anneliğe bakışını da öğrenmiş oluyoruz. Kitabın başarısı bana göre karakterin sanki bir masada iki benliği ile toplantı yapar gibi kendine yabancılaşarak sağduyulu benliğinin ayrılık acısıyla kıvranan asıl bene gerçeklerle yüzleşme yolunu açması. Böylece "sen" anlatıcının da hoş bir örneği olması. Ayrıca asla ağlak bir yerden ele almamış yazar durumu. Mizah dozu da hoş. Anlatımındaki bu mizah yer yer Aylin Balboa ile Seray Şahiner'i de anımsattı.