Zakir, klasik olay örgüsünü aşarak erbain çilesindeki misafirler üzerinden sarsıcı bir teopolitik laboratuvar kuruyor. Batı merkezli felsefe tarihini Babil ve Mısır’la yıkan eser, Şeytan’ı kötülükten "Zakir" mertebesine yükselterek iyi-kötü ikiliğini altüst ediyor. "Şeytan’ın Kızı" figürünün dönüştürücü şefkatiyle de bu felsefi sorgulamayı derin bir içsel olgunlaşma atlasına dönüştürüyor. Ilk okumadan aklımda kalan, ikinciye yeni başladım.